<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>

<channel>
	<title>Diyet, Zayıflama, diyet programı, diyet yemekleri, ender saraç</title>
	<atom:link href="http://diyet.turkceblog.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://diyet.turkceblog.com</link>
	<description>Diyet, diyet yemekleri, zayıflama, kilo verme, diyetisyenler, egzersizler, beslenme, zayıflama ürünleri bilgiler ve yazılar.</description>
	<pubDate>Wed, 22 Jul 2009 08:18:10 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.5.1</generator>
	<language>en</language>
			<item>
		<title>Gerçekten şişman mısınız?</title>
		<link>http://diyet.turkceblog.com/2009/07/22/gercekten-sisman-misiniz/</link>
		<comments>http://diyet.turkceblog.com/2009/07/22/gercekten-sisman-misiniz/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 22 Jul 2009 08:18:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>evdenevenakliyat</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Zayıflama]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://diyet.turkceblog.com/?p=21</guid>
		<description><![CDATA[Aynadakini görüntüsünden memnun olmayan genç kızların sayısı gün geçtikçe artıyor. Kendilerini sürekli TV&#8217;de ve dergilerde gördükleri rötuşlanmış ünlü fotoğraflarıyla kıyaslayıp, gün geçtikçe mutsuz olan ve kendileri aç bırakarak ya da yediklerini kusarak (blumia) birkaç kilo daha vermeye çalışan genç kızlar, günümüzün acı bir gerçeği ne yazık ki&#8230;
Yapılan bir çalışmaya göre, kızların yüzde 70’i magazin haberleride [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Aynadakini görüntüsünden memnun olmayan genç kızların sayısı gün geçtikçe artıyor. Kendilerini sürekli TV&#8217;de ve dergilerde gördükleri rötuşlanmış ünlü fotoğraflarıyla kıyaslayıp, gün geçtikçe mutsuz olan ve kendileri aç bırakarak ya da yediklerini kusarak (blumia) birkaç kilo daha vermeye çalışan genç kızlar, günümüzün acı bir gerçeği ne yazık ki&#8230;</p>
<p>Yapılan bir çalışmaya göre, kızların yüzde 70’i magazin haberleride gördükleri modelleri mükemmel kadın vücudu olarak algılıyorlar ve yüzde 47’si ise mankenlerin fotoğraflarına bakıp, kilo vermeleri gerektiğini düşünüyorlar. Tabii genç kızları sadece medya etkilemiyor. Amerikan Diyetisyenler Derneği açıklamalarına göre anneleri diyet yapan genç kızlar veya ailesinde fazla kilolu öyküsü bulunan kızlar diyet yapmaya daha çok yatkın oluyorlar.</p>
<p>Kaç kere kızınızın yanında “acilen diyet yapmam gerekiyor!” cümlesini kurdunuz?</p>
<p>Çocuklar TV ya da komşularından önce nasıl yemek yenileceğini dinleyerek ve görerek sizden öğrenirler. Bu nedenle onlara rol model olmanız gerekmektedir. Çocukların çok iyi taklitçi olduğunu aklınızdan çıkarmayın “çocuklar diyet yapmaz” demeniz bile “büyüyünce diyet yap” komutu veriyor. Evde hep dengeli beslenme, doğru yemek yeme biçimi, sağlıklı yaşam, egzersiz gibi pozitif algı yaratacak ve gerçekten ailece uygulanabilecek davranışları alışkanlık haline getirmek gerekiyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://diyet.turkceblog.com/2009/07/22/gercekten-sisman-misiniz/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Akupunktur tedavisi ile zayıflamak</title>
		<link>http://diyet.turkceblog.com/2009/07/22/akupunktur-tedavisi-ile-zayiflamak/</link>
		<comments>http://diyet.turkceblog.com/2009/07/22/akupunktur-tedavisi-ile-zayiflamak/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 22 Jul 2009 08:16:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>evdenevenakliyat</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://diyet.turkceblog.com/?p=20</guid>
		<description><![CDATA[Sizlere birebir tecrübe ederek gözlemlediğim akupunktur tedavisi hakkında biraz bilgi vermek istiyorum. Bundan iki yıl önce aşırı kilo problemlerim yüzünden delicesine bir arayış içerisindeydim. Daha önceleri bir çok kez diyet yapmaya yeltensemde bir türlü sonuç alamamıştım, yemek yemiyor, boğazdan kesiyor vs kulaktan dolma haberler ile diyet yapmaya çalışıyordum ve maalesef bir türlü sonuç
alamıyordum. Bir gün [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sizlere birebir tecrübe ederek gözlemlediğim <a title="akupunktur tedavisi" href="http://www.sevgilerimle.net/diyet,ve,spor/akupuntur,tedavisi,gozlemlerim.html" target="_blank">akupunktur tedavisi</a> hakkında biraz bilgi vermek istiyorum. Bundan iki yıl önce aşırı kilo problemlerim yüzünden delicesine bir arayış içerisindeydim. Daha önceleri bir çok kez diyet yapmaya yeltensemde bir türlü sonuç alamamıştım, yemek yemiyor, boğazdan kesiyor vs kulaktan dolma haberler ile diyet yapmaya çalışıyordum ve maalesef bir türlü sonuç<br />
alamıyordum. Bir gün ablamın bir arkadaşının tavsiyesi üzerine akupunktur tedavisi hakkında araştırmalar yaptım ve türkiyedeki sayılı akupunktur uzmanlarından bir tanesinin muyehanesinde kendimi bulu verdim. Ne olduysa o dakikadan sonra oldu. İlk başlarda ön yargılı olarak iki tane yara bandı niteliğindeki iğneciğin ne faydası olacağını düşünüyordum ama gün geçtikçe iğneler yani akupunktur tedavisi bir yana bir doktorun kontrolünde diyet yapmanın ne kadar faydalı birşey olduğunu gözlemledim. Belki kulağıma takılan iğnelerin hiç bir faydası olmadı, lakin doktor her hafta beni gözlemliyor ve üzerimdeki değişikliklere göre yemek programı ayarlıyordu ve akabininde tabi buna uyan egzersiz programları veriyordu. Sonuca gelecek olursak 2 ay gibi kısa bir süre içerisinde tam tamına 21 kilo verdim, evet yanlış okumadınız tam tamına 21 kilo verdim. Tekrarlıyorum belki kulağıma takılan o iğnelerin hiç bir faydası olmadı lakin her hafta kontrole gitmek ve her hafta bir insanın sizi gözlemlediğini bilmek psikolojisinden olsa gerekki bana söylenenleri harfi harfiyen yerine getirdim ve başarıya ulaştım. Şuan ideal kilomda sayılırım bu olayın üzerinden 2 yıl geçmesine rağmen sadece ve sadece 2 kilo geri aldım, yani akupunktur tedavisi için söylenen verdikten sonra daha fazla geri alırsın dedikodularınıda bir nevi boşa çıkarmış oldum. Herşey sizin iradenize ve düzeninize bağlı sizde bu düzene ayak uydurur ve akupunktur tedavisi uygularsanız ( uzman doktorlar eşliğinde ) eminimki iyi sonuçlar alacaksınız.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://diyet.turkceblog.com/2009/07/22/akupunktur-tedavisi-ile-zayiflamak/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Doğumdan sonra fazla kilolarınızdan nasıl kurtulabilirsiniz?</title>
		<link>http://diyet.turkceblog.com/2009/05/29/dogumdan-sonra-fazla-kilolarinizdan-nasil-kurtulabilirsiniz/</link>
		<comments>http://diyet.turkceblog.com/2009/05/29/dogumdan-sonra-fazla-kilolarinizdan-nasil-kurtulabilirsiniz/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 29 May 2009 05:43:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>evdenevenakliyat</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Zayıflama]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://diyet.turkceblog.com/2009/05/29/dogumdan-sonra-fazla-kilolarinizdan-nasil-kurtulabilirsiniz/</guid>
		<description><![CDATA[Bebeğim beslensin mantığıyla aldığınız kilolar doğum sonrasında sizi iyice rahatsız etmeye başlar. Çünkü amacınıza ulaşmış; bebeğinizi dünyaya getirmişsiniz. Geriye kalan, fazla kilolarınızdan nasıl kurtulacağınız. Ancak doğum sonrasında (eğer emzirmenize bir mani yoksa) en az altı ay bebeğinizi emzireceğinizden beslenmenizdeki ayarlamaları bu koşula göre yapmalısınız* diyen Korkmaz, bebeği emzirmenin kilo vermenizi kolaylaştıran en etkili yöntem olduğunu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bebeğim beslensin mantığıyla aldığınız kilolar doğum sonrasında sizi iyice rahatsız etmeye başlar. Çünkü amacınıza ulaşmış; bebeğinizi dünyaya getirmişsiniz. Geriye kalan, fazla kilolarınızdan nasıl kurtulacağınız. Ancak doğum sonrasında (eğer emzirmenize bir mani yoksa) en az altı ay bebeğinizi emzireceğinizden beslenmenizdeki ayarlamaları bu koşula göre yapmalısınız* diyen Korkmaz, bebeği emzirmenin kilo vermenizi kolaylaştıran en etkili yöntem olduğunu vurguluyor. &#8220;Çünkü emzirme sırasında bazal metabolizma hızı denilen vücudun harcadığı enerji, normal dönemden daha fazla. Bu nedenle, bu dönemde uygulanan sağlıklı bir beslenme programı ile hem kilo vermek kolaylaşıyor hem de bebeğinizi daha kaliteli sütle beslemiş oluyorsunuz&#8221; diyerek durumu açıklıyor. Korkmaz&#8217;dan beslenmeyle ilgili yol gösterici maddeler saymasını istediğimde 11 maddelik bir liste sayıyor.</p>
<p>Kalorilere dikkat!<br />
Şu anda her lokmanız bir zamanlar içinizde gelişmekte olan bebeğinizle paylaştığınız kadar önemli olmasa da, besin seçiminiz süt kaliteniz açısından önem taşıyor, özellikle yeni bir anne olarak çok daha fazla enerjiye ihtiyacınız olacak. Bu nedenle eğer emziriyorsaruz hamilelik öncesi ağırlığınızı korumak için almanız gereken kalori miktarına günde 400 ile 500 ekstra kalori eklemeniz gerekiyor.</p>
<p>Proteinler, beslenmenin yapı taşları<br />
Hamileliğiniz b<a href="http://www.oyun.gen.tr" title="oyun">oyun</a>ca aldığınız proteinler, yavrunuz henüz bir embriyo iken onu sağlıklı bir bebeğe dönüştürmekiçin gerekli olan hücrelerin meydana gelmesini sağlayacak oluşumda en büyük görevi üstlendi. Şimdi ise, yeterli ve dengeli bir beslenme uygulamak için proteinlere İhtiyacınız var. Enerjinin yüzde 15&#8242;i proteinlerden gelmeli. Et, tavuk, balık, yumurta ve/ kuru baklagiller, protein zengini olan besinler. Ayrıca bu besinler B grubu vitaminleri, demir ve çinko açısından da zengin.</p>
<p>Kalsiyum; gelecek için önemli<br />
Bu dönemde kalsiyum ihtiyacınızı tam anlamıyla karşıla¬mak en çok dikkat etmeniz gereken konulardan biri. Günlük beslenme içerisinde 3 porsiyon süt ve süt ürünleri tüketmek yeterli olacak. Kilo kontrolü açısından az yağlı olanlan tercih edebilirsiniz.</p>
<p>Doğal vitamin kaynakları sebze ve meyveler<br />
Meyve ve sebzelerde hayati önem taşıyan vitaminler ve mineraller bulunur. Her öğünde mutlaka sebze ve meyve tüketmeye çalışın. Pişirme şekli vitamin ve mineral içerikleri üzerinde etkili. Bu nedenle sebzeler önce yıkanıp sonra mümkün olduğu kadar büyük parçalar şeklinde çiğden olacak şekilde pişirilmeli.</p>
<p>Demir açığınızı mutlaka telafi edin<br />
Vücuttaki demir eksikliği hamilelik döneminde birçok kadının karşısına, çözülmesi gereken bir sorun olarak ortaya çıkıyor. Bunun için hamilelikte demir ihtiyacına yönelik beslenmenin yanı sıra doktorun önerdiği şekilde dışarıdan demir takviyesi yapılıyor. Çünkü hamileliğin ikinci yarısında bebeğiniz, demir depolarını oluştururken sizin demir depolarınızdan yararlanır. Bu nedenle, doğum sonrasında da devam eden demir eksikliğinizi&#8217; gidermek için öğünlerinizi demir yönünden zenginleştirmek için kırmızı et, pekmez, yumurta sarısı günlük beslenmeye eklenmeli. Yiyeceklerle beraber alman demirin vücutta kullanılmasını önemli ölçüde engelleyen çay tüketimini ise mümkün olduğunca azaltmalısınız. Ayrıca demir emilimini artırmak için C vitamini içeren besinler ile tüketilmesi daha iyi olacak. Salata, taze sıkılmış meyve suları gibi.<br />
Folik asidi ihmal etmeyin<br />
Emzirme döneminde de tıpkı hamileliğinizde olduğu gibi folik asit yönünden zengin besinler tüketmelisiniz. Folik asit en fazla yapraklı yeşil sebzeler, karaciğer, böbrek, yumurta, kabuklu tahıllar, ceviz, badem, fındık, fıstık, mercimek, baklagiller ve taze sıkılmış portakal suyunda bulunuyor. Hamilelikte ve emzirme süresinde 400-800 mikrogram alınması gerekiyor. Bu miktarı besinlerle karşılamak zor olduğu için vitamin haplarıyla açığı kapatabilirsiniz. Ayrıca folik asit vücutta depolanamadığı için her gün almak gerekiyor.</p>
<p>Yağlardan uzak durun<br />
Enerjinin yüzde 30&#8242;u bu gruptan sağlanmalı, özellikle n-3, n-6 ve n-9 yağ asitleri örüntülerine dikkat edilmeli, n-3 yağ asitleri deniz ürünleri özellikle yağlı balıklarda (somon, uskumru), soya yağı, kanola yağı, yumurta şansı ve anne sütünde bulunuyor. n-6 yağ asidi; soya yağı, ayçiçek ve mısırözü yağında bulunmakta, n-9 yağ asidi ise fındık ve zeytinyağında var.</p>
<p>İyotlu tuz dostunuz<br />
Hamilelik dönemi vücudun iyot gereksiniminin arttığı bir dönem. Çünkü hamilelikte görülen iyot eksikliği düşük, ölü doğum ve bebek ölümlerinde artmaya neden olurken, bebeklerde zeka geriliğine, sağırlık ve cüceliğe neden oluyor. Emzirme döneminde iyotlu tuz kullanmak iyot ihtiyacını karşılamak için yeterli olacak. Tuzu, kapalı ve ışık almayan yerde saklayınız.</p>
<p>Bol bol sıvı tüketin<br />
Emzirme döneminiz içerisinde günlük 2,5-3 litre sıvı almaya özen gösterin. Bu miktar sıvının tamamını su ile tamamla¬yabilirsiniz. Hazır meyve sulan ve asitli içecekler yerine, az şekerli komposto suyu ve taze sıkılmış meyve sularını da tercih edebilirsiniz.</p>
<p>Vitamin takviyesi gerekebilir<br />
Emzirme dönemi içerisinde doktor tavsiyesi ile ek vitamin takviyesi alınabilir. Bu noktada sebze-meyvede bulunan doğal vitaminlerden daha fazla yararlanabilmek için meyve suları sıkıldıktan sonra yarım saat içinde tüketilmeli. Salata yapar¬ken mümkün olduğu kadar az bıçak ile işlem uygulanmasına dikkat edilebilir. Ayrıca salatanın limonu yemeden hemen önce sıkılmalı.</p>
<p>Enerji için karbonhidrat tüketin<br />
Emzirme döneminde hamilelikte olduğu gibi günlük enerjinin yüzde 55-60&#8242;ını karbonhidratlardan sağlamanız gerekiyor. Bu¬rada dikkat edilecek nokta şeker gibi basit karbonhidrat yerine pilav, makarna, patates, ekmek gibi kompleks karbonhidratlar tercih edilmeli. Kilo kontrolü sağlamak ağsından iyi olacaktır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://diyet.turkceblog.com/2009/05/29/dogumdan-sonra-fazla-kilolarinizdan-nasil-kurtulabilirsiniz/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Aşk için zayıflayın</title>
		<link>http://diyet.turkceblog.com/2009/05/29/ask-icin-zayiflayin/</link>
		<comments>http://diyet.turkceblog.com/2009/05/29/ask-icin-zayiflayin/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 29 May 2009 05:43:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>evdenevenakliyat</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Zayıflama]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://diyet.turkceblog.com/?p=17</guid>
		<description><![CDATA[Ruh halinizi düzeltecek, huzursuzluk ve stresten uzaklaşmanızı sağlayacak koşu, ağırlık gibi terleten her türlü egzersiz, sizi hayatınızın aşkına hazırlayacak.
Seks dürtünüzü yükseklere çıkarın
Egzersiz yapmak cinsel isteklerinizi arttırır. Her iki cinste de, egzersiz yapılmasıyla yükselen testosteron hormonu seviyesi libidonun artmasını sağlıyor. En ideal testosteron destekleyicisinin ağırlık çalışmak olduğu belirlendi. Spor yapmak aynı zamanda stresi azalttığından ve insanın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ruh halinizi düzeltecek, huzursuzluk ve stresten uzaklaşmanızı sağlayacak koşu, ağırlık gibi terleten her türlü egzersiz, sizi hayatınızın aşkına hazırlayacak.</p>
<p>Seks dürtünüzü yükseklere çıkarın</p>
<p>Egzersiz yapmak cinsel isteklerinizi arttırır. Her iki cinste de, egzersiz yapılmasıyla yükselen testosteron hormonu seviyesi libidonun artmasını sağlıyor. En ideal testosteron destekleyicisinin ağırlık çalışmak olduğu belirlendi. Spor yapmak aynı zamanda stresi azalttığından ve insanın hayata daha pozitif bakmasını sağladığından cinsel arayışların artmasını sağlıyor. Spor salonlarında harcadığınız vakit; daha havalı, hareketli ve esnek olmanızı ve yeni pozisyon arayışlarına girmenizi sağlayacaktır.</p>
<p>İmajınızı canlandırın</p>
<p>İdeal cinselliği yaşamanın tek engeli vücut imajıdır. Kadınların çoğu, kendini şişman hissediyor. Zayıf kadınlar bile, vücutlarını olduğu gibi göremiyorlar. Uzmanlar, şişman olmanın ve şişman hissetmenin farklı iki şey olduğunu söylüyor ve kadınlara cinsel durgunluklarından kurtulabilmeleri için spor yapmayı tavsiye ediyor.</p>
<p>Fazla kilolu olmasanız da spor yapmak, vücudunuzla temas halinde olmanızı, daha iyi ve güçlü hissetmenizi ve tedirginliklerinizi azaltmanızı sağlar. Vücudunuza güvenmeye başladığınızda sizinle ilgilenenlerin sayısı artacaktır.</p>
<p>Sağlıklı ve mutlu ilişkiler kurun</p>
<p>Spor yapmanın verdiği pozitif enerji sadece kendinizi iyi hissetmenizi değil, çevrenizdeki insanlara daha olumlu yaklaşmanızı ve ilişkilerinizde daha iyi diyaloglar kurmanızı sağlar. Spor yapmak, ilişkilerde kendimizi daha güvende hissetmemize yardımcı olur.</p>
<p>Uzmanlar, egzersiz yapan kadınların ayrılıklardan daha az etkilendiğini söylüyor. Çünkü spor yapmamanın verdiği güvensizlik insanı daha kıskanç ve sorunlu olmaya itiyor. Daha sağlıklı ve güçlü ilişkileri kurmanın sırrı, egzersizin verdiği pozitif enerjinin kendimize olan güvenimizi arttırmasında yatıyor.</p>
<p>Terle gelen bağlılık</p>
<p>Uzmanlar, birlikte yapılan egzersizin bir çiftin arasındaki bağları güçlendirdiğini söylüyor. Vücudunuzu geliştirmek için başladığınız egzersizler, partnerinizle aranızdaki bağında derinleşmesini sağlıyor.</p>
<p>Sevdiğiniz insanla birlikte egzersiz yapmak, birlikte planlar yaptığınızı, amaçlar belirlediğinizi ve sorumluluklarınızı pekiştirdiğinizi gösteriyor. Partnerinizin sizinle ilgilenmesini sağlayacak ve sizin ilgi çekici olmanızı sağlayacak güç, egzersizle birlikte geliyor.</p>
<p>Spor yapmak çarşaf altındaki zamanınızı olumsuz etkiler mi?</p>
<p>Saatlerce süren egzersizlerin sosyal ve aşk hayatınızı etkileyeceğinden mi korkuyorsunuz? Kaygılanmayın! Psikolojik faydalar sağlayan egzersiz çok fazla zamanınızı almaz. Araştırmalar, her gün yapılan 10 dakikalık egzersizin bile, ruh halinize acayip etkileri olduğunu kanıtlıyor. Kendinizi iyi hissetmeniz için saatlerinizi harcamanız veya spesifik bir spor yapmanız gerekmiyor. Size faydalı olduğunu düşündüğünüz sporu bularak, her gün düzenli olarak egzersiz yapmanız yetiyor.</p>
<p>Diğerlerini de etkileyin</p>
<p>Araştırmalar, spor yapan insanların televizyon karşısında vakit öldüren insanlar yerine kendileri gibi sağlıklı ve bakımlı insanlarla arkadaşlık kurmayı tercih ettiğini gösteriyor. Egzersize vakit ayırmamak, insanı daha negatif ve depresif bir hale getiriyor.</p>
<p>İnsanlar, kendilerini seven ve güvenen kişilerle vakit geçirmeyi seviyor. İnsanların aşk hayatında daha güvenli olmalarını sağlayan egzersizler, reddedilmeye karşı korkuların azalmasını da sağlıyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://diyet.turkceblog.com/2009/05/29/ask-icin-zayiflayin/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Çay mı kahve mi?</title>
		<link>http://diyet.turkceblog.com/2009/04/23/cay-mi-kahve-mi/</link>
		<comments>http://diyet.turkceblog.com/2009/04/23/cay-mi-kahve-mi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 23 Apr 2009 06:19:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>evdenevenakliyat</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Diyet Haberleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://diyet.turkceblog.com/?p=16</guid>
		<description><![CDATA[Çay ve kahve en çok tüketilen içecekler arasında. Hatta bazen sudan fazla çay-kahve içiyoruz. Acaba bu kadar çok tüketilen içeceklerin zararları ve faydaları neler? Bilmeden vücudumuzu koruyor muyuz yoksa zarar mı veriyoruz? Peki, hangisi diğerinden daha faydalı?. İşte cevabı:
Çayda daha fazla antioksidan vardır.
Kalp krizi, diyabet ve kanser gibi hastalıkların oluşmasına sebep olan serbest radikaller antioksidanlar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çay ve kahve en çok tüketilen içecekler arasında. Hatta bazen sudan fazla çay-kahve içiyoruz. Acaba bu kadar çok tüketilen içeceklerin zararları ve faydaları neler? Bilmeden vücudumuzu koruyor muyuz yoksa zarar mı veriyoruz? Peki, hangisi diğerinden daha faydalı?. İşte cevabı:</p>
<p>Çayda daha fazla antioksidan vardır.</p>
<p>Kalp krizi, diyabet ve kanser gibi hastalıkların oluşmasına sebep olan serbest radikaller antioksidanlar tarafından etkisiz hale getirilirler. Bu nedenle çay içmek vücudu bu tür hastalıklardan korur.</p>
<p>Kahvede daha fazla kafein bulunur.</p>
<p>Fazla miktarda kafein tüketildiğinde kan basınıcı normal değerlerin üzerine çıkar. Günde en fazla 4 bardak kahve içelebilirken, çayın kafein oranı daha düşük olduğundan kahveye göre çok daha fazla tüketilebilir.</p>
<p>Çay kalp hastalıklarını ve hipertansiyonu engeller.</p>
<p>Çay kahvenin aksine damarlaları gevşeterek kolestrolü düşürür ve kalp rahatsızlıklarına yakalanma riskini azaltır. Ayrıca damarların gevşemesi ile hiper (yüksek) tansiyon hastalarının kan basınçları normal seviyelerine iner.</p>
<p>Çay kemikleri güçlendirir.</p>
<p>Yapılan araştırmalar düzenli olarak çay tüketenlerin kemiklerinin nadiren çay içenlere göre daha güçlü olduğunu gösteriyor.</p>
<p>Kahve iştahı azaltır.</p>
<p>Kahve iştahı keserek diyet programınıza uymanızı sağlar. Böylelikle daha kolay kilo verirsiniz.</p>
<p>Çay metabolizmayı hızlandırır.</p>
<p>Çay metabolizmayı hızlandırarak daha fazla kalori ve yağ yakılmasını sağlar.</p>
<p>Çay enflamasyonu (iltihabı) tedavi eder.</p>
<p>Özellikle idrar yolları ve deri iltihaplanmarı çay içerek tedavi edilebilir.</p>
<p>Kahve ağrı kesicilerin daha tesirli olmalarını sağlar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://diyet.turkceblog.com/2009/04/23/cay-mi-kahve-mi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>En yaygın 10 diyet destekleyici</title>
		<link>http://diyet.turkceblog.com/2009/04/23/en-yaygin-10-diyet-destekleyici/</link>
		<comments>http://diyet.turkceblog.com/2009/04/23/en-yaygin-10-diyet-destekleyici/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 23 Apr 2009 06:19:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>evdenevenakliyat</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Diyet Haberleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://diyet.turkceblog.com/?p=15</guid>
		<description><![CDATA[Coenzim Q 10: Hücre zarı için vazgeçilmez bir unsur olan, hücre içi fonksiyonlarda önemli görevi üstlenen, enerji üretimi için önemli kofaktördür. Sıklıkla kardiyak hastalıklar, diyabet, hipertansiyon ve kas distrofisi gibi hastalıklarda kullanılır. Bugün sadece kalp hastalıklarında tedavi edici etkisi olduğu bilinirken, diğer hastalıklarda sağlığı destekleyici etkisinin olabileceği ancak tedavi hakkında hazırda bilgilerin olmadığı bildirilmektedir. Coenzim [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Coenzim Q 10: Hücre zarı için vazgeçilmez bir unsur olan, hücre içi fonksiyonlarda önemli görevi üstlenen, enerji üretimi için önemli kofaktördür. Sıklıkla kardiyak hastalıklar, diyabet, hipertansiyon ve kas distrofisi gibi hastalıklarda kullanılır. Bugün sadece kalp hastalıklarında tedavi edici etkisi olduğu bilinirken, diğer hastalıklarda sağlığı destekleyici etkisinin olabileceği ancak tedavi hakkında hazırda bilgilerin olmadığı bildirilmektedir. Coenzim Q 10’un iştah kaybı, diyare, gastirit gibi ters etkileri bulunmaktadır. Günde 300 mg’ın üzerinde kullanmak karaciğer fonksiyon testlerinden serum aminotransferazları yükseltmektedir. Ayrıca kanın pıhtılaşma süresini düşürdüğü bilinmektedir.</p>
<p>Dehidroepiandresteron: Daha çok performans arttırıcı etki olarak kullanılan adrenal korteksten salgılanan bir hormon öncüsüdür. Ancak kadınlarda hepatite, erkeklerde prostat kansere, kadınlarda endometrial ve meme kanserine neden olduğu bildirilmiştir. Genç atletlerde kan lipidlerini yükselttiği, karaciğer problemlerine ve testislerde hipertrofiye neden olduğu bulunmuştur.</p>
<p>Ginseng: Çin ve Kore’de iyileştirmede kullanılan ‘Panax’ bitkisinden elde edilen ve dünyada çok popüler olarak bilinen üründür. Güçlü afrodizyak olduğu kabul edilmektedir. Stresin kaybolmasına, genel yaşamda yenilenmeye ve vücut fonksiyonlarının güçlendirdiğine inanılmaktadır. Bugüne kadar ‘Panax’ etken maddeli ginseng için tehlikeli bir durum rapor edilmemiştir. Çok sınırlı sayıda çok geçerliliği kabul edilememekle birlikte hipertansiyon, sinir sistemi bozukluklarıve diyare gibi sonuçlar olabileceği yönünde çalışmalar bulunmaktadır.</p>
<p>Gingko: Ginko biloba Çin’de Alzheimer demans tipinde, periferal vasküler hastalıklarda ve kognotif fonksiyon bozukluklarında tedavi edici olarak kullanılmaktadır. İçerdiği flavanoidler sayesinde bu fonksiyonları sağladığı bildirilmektedir. Yakın zamanda yapılan çalışmalar orta demansa (unutkanlık) sahip olan hastalarda ginkgo biloba desteği ile mental fonksiyonlarda düzelme olduğu yönündedir. Ancak aspirin ile birlikte kullanımlarda oküler hemoraji oluşmaktadır. Kalp hastalığı olup aspirin alan bireylerde kesinlikle kullanılmamalıdır.</p>
<p>Kava: Ülkemizde değişik adlarda destekleyici olarak kullanılmaktadır. Endişe, kuruntu gibi psikolojik sorunları çözücü, sedatif (yatıştırıcı) etkisi nedeniyle kullanılan üründür. Diyetlerde oluşabilecek sıkıntıları gidermek amacıyla kullanılmaktadır. Ancak İsviçre ve Almanya’da kullanan kişilerde karaciğer harabiyeti yarattığı hatta Alman 3 hastada karaciğer transplantasyonu gerektiren harabiyete kadar giden sorunların oluştuğu, bir hastanın da öldüğü rapor edilmiştir.</p>
<p>Ma Huang: Etken maddesine göre preperat adları değişmektedir. Ülkemizde efedrin olarak bilinmektedir. Kan basıncını düşürmede, santral sinir sistemi iyileşmesinde, kalp atım hızının arttırılmasında kullanılmaktadır. Genellikle kilo veriminin hızlandırılması için sıklıkla kullanılmaktadır. Çünkü Ma Huang iştahın kaybolması, metabolizmanın hızlanmasını sağlamakta ancak kan basıncını arttırdığı ve kalp krizine veya kalp harabiyetine neden olduğu için kullanımın güvenirliliği açısından soru işaretleri bulunmaktadır. Ayrıca, baş dönmesi, mide bulantısı, dikkat kaybı ve aneroksiya en önemli yan etkileridir. FDA efedrin içeren hiçbir maddenin kullanılmaması gerektiği yönünde insanları uyarmamız gerektiğini bildirmiştir.</p>
<p>Melatonin: Seratonin nörotransmitterini uyaran doğal bir üründür. Genelde çok az melatonin desteğinin Jet lag, uyku bozukluklarında etkin olabileceği düşünülmektedir. Ancak melatoninin depresyon ve mide bulantısına neden olduğu bildirilmiştir.</p>
<p>Chromium Picolinate: Piyasada daha çok yağ yakıcı, kas kitlesini arttırıcı, kan şekeri kontrolünü sağlayıcı ve daha da önemli olarak kandaki yağ seviyesini azaltıcı etkilerinin olduğu sanılmaktadır. Bazı kanıtlar insüline bağımlı olmayan şeker hastalığında hiperglisemiden koruduğu gösterilmiştir. Yalnız vücuttaki yağ oksidasyonunu ve yağ yıkımını nasıl bir mekanizma ile tetiklediği bilinmemektedir. Günümüzde toksik etkisi gösterilememiştir.</p>
<p>Fish oil (Balık yağı): Balık yağı içerisinde yüksek miktarda vücudün sentez edemediği EPA ve DHA adında yağ asidini içeren bir üründür. Kalp hastalıklarında kanda trigliserit adındaki yağ çeşidini % 30 kadar azaltarak kanın akışkanlığının artmasını sağlamaktadır. 3 aydan uzun süreli kullanımlarda römotoid artiritli hastalarda eklemlerde yumuşama, sabah uyanırken kuvvetin azalması gözlenmektedir.</p>
<p>Konjuge Linoleik Asit: Evening primrose oil, borage oil, black currant oil olarak piyasada bilinmektedir.) Römotoid artirit ve premenstural sendromun tedavisinde kullanılmaktadır. Antidepresan kullananlar ve antikuogulan gibi kan akışkanlığını sağlayan ilaçların kullanımında ilacın biyoyararlılığını azaltmaktadır. Özellikle bu ürün ile hapatotoksisite yaratan ilaçlar kesinlikle kullanılmamalıdır.</p>
<p>L-Carnitine: Vücudumuzda yapılan hücrenin enerji ocaklarına uzun zincirli yağ asitlerinin taşımasını sağlayan maddedir. Eğer metabolik bir sorun veya hastalık yoksa dışarıdan destek olarak almaya gerek duyulmaz. Bu hastalık tabloları karnitin eksikliği, uzun zincirli yağ asidi transport bozukluğu vb… Yüksek doz karnitin alımı diyare ve mide bulantısına neden olmaktadır.</p>
<p>Fitosteroller: Bunlara bitkisel kimyasallar denilebilir. Kandaki kolesterolün düşürülmesinde çok iyi sonuç vermektedir. Ancak serum kolesterolünü nasıl düşürdüğü tam açıklanamamıştır. Bilinen yan etkisi bulunmamaktadır.</p>
<p>Soya proteini ve isoflavanoidler: İçerdiği bitkisel kimyasallar ile kan kolesterolünü düşürmekte, kadınlarda meme kanserine karşı korumakta, menapozda oluşabilecek sorunları oldukça azaltmaktadır. Bilinen bir yan etkisi bulunmamaktadır.</p>
<p>Kaynak: Selahattin Dönmez</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://diyet.turkceblog.com/2009/04/23/en-yaygin-10-diyet-destekleyici/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Spor kalbe zararlı mı?</title>
		<link>http://diyet.turkceblog.com/2009/04/23/spor-kalbe-zararli-mi/</link>
		<comments>http://diyet.turkceblog.com/2009/04/23/spor-kalbe-zararli-mi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 23 Apr 2009 06:18:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>evdenevenakliyat</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Diyet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://diyet.turkceblog.com/?p=14</guid>
		<description><![CDATA[ANİ ÖLÜMLERİN ÇOĞU KALPTEN KAYNAKLANIYOR
International Hospital Kardiyoloji Uzmanı Dr. Işık Erdoğan, sporcularda ani ölüm nedeni olan kalp hastalıklarını şöyle sıralıyor:
- Kalp kası kalınlaşması hastalığı
- Kalbi besleyen koroner damarların doğuştan gelen anormallikleri
- Öldürücü ritm bozuklukları ile birlikte olan sağ kalp karıncığının hastalığı
Tüm bu durumlar sporcuların detaylı kalp muayeneleri, elektrokardiografi, ekokardiografi, gerekirse ritm takipleri ve kardiyak MR [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>ANİ ÖLÜMLERİN ÇOĞU KALPTEN KAYNAKLANIYOR</p>
<p>International Hospital Kardiyoloji Uzmanı Dr. Işık Erdoğan, sporcularda ani ölüm nedeni olan kalp hastalıklarını şöyle sıralıyor:</p>
<p>- Kalp kası kalınlaşması hastalığı</p>
<p>- Kalbi besleyen koroner damarların doğuştan gelen anormallikleri</p>
<p>- Öldürücü ritm bozuklukları ile birlikte olan sağ kalp karıncığının hastalığı</p>
<p>Tüm bu durumlar sporcuların detaylı kalp muayeneleri, elektrokardiografi, ekokardiografi, gerekirse ritm takipleri ve kardiyak MR incelemeleri ile saptanabilecek durumlardır.</p>
<p>Halter ve güreş kalp kasını kalınlaştırıyor</p>
<p>Yapılan sporun tipine göre değişen oranlarda olmak üzere kalpte büyüme ve kalınlaşma gelişiyor.</p>
<p>- Eğer daha çok koşu, yüzme, bisiklet gibi dayanıklılık egzersizleri yapılırsa kalpte büyüme ön planda, kalınlaşma daha az oluyor.</p>
<p>- Halter, güreş gibi daha çok kısa ve yoğun kas gücü gerektiren egzersizler yapılırsa kalp kasında daha çok kalınlaşma, daha az büyüme karşımıza çıkar.</p>
<p>- Sporcu kalbi diye tanımlanan durum bu yapısal değişikliklerle birlikte bazı ritm değişikliklerini de içerir. Bu değişikler sporculardaki ani ölümler ile ilişkili değildir ve sporun bırakılması ile 6 ay gibi kısa bir süre içinde de büyük ölçüde geriler.</p>
<p>Sporcu muayenesinde neler yapılmalı?</p>
<p>- En başta detaylı olarak hem kişisel hem de aile öyküsünün alınması gerekir. Çünkü aileden gelen pek çok özellik, o kişide henüz bir bulgu olmasa da önemli bazı kalp hastalıkları hakkında bilgi verir.</p>
<p>- Bu bilgiler alındıktan sonra, muayene ve elektrokardiyografinin incelenmesini takiben gerekirse ekokardiyografi ( kalp ultrasonu) incelemesi yapılır.</p>
<p>- Bu incelemelerde bir takım anormallikler saptanırsa daha ileri ritm incelemeleri ve kardiyak MR gibi görüntüleme yöntemlerine başvurulur.</p>
<p>- Sporcuların yılda bir kez kalp kontrolleri mutlaka yapılmalıdır. Böyle bir değerlendirme ile sporculardaki kalbe bağlı ani ölümlerin büyük kısmı önlenir.</p>
<p>Uzun boylu sporcularda görülen hastalık!</p>
<p>Sporcu ölümlerinin bir kısmı fark edilmemiş &#8220;Marfan Sendrom&#8221; u bulunan sporcularda görülmektedir. Marfan Sendromu özellikle uzun boylu sporcularda akla gelmesi gereken bir durumdur. Kalpten çıkan büyük aort damarımızda genişleme ve bu bölgedeki kalp kapağında yetersizlik olabilir.</p>
<p>Marfan Sendromu bu aort damarının ağır fiziksel aktivite sırasında yırtılmasıyla ani ölümlere yol açabilen bir hastalıktır.</p>
<p>Ani ölümlerin başka nedenleri de var mı?</p>
<p>- Aşırı sıcak, aşırı nemli bir ortam ya da çok soğuk bir havada spor yapmak önceden herhangi bir problem yoksa bile ani ölümlere yol açabilir.</p>
<p>- Hatta bunun yanı sıra sporcularda ishal, kusma nedeniyle aşırı sıvı kaybedildiği, vücuttaki elektrolit dengesinin bozulduğu durumlarda da ağır fiziksel aktivite yapılırsa yine ciddi problemler karşımıza çıkabilir.</p>
<p>- Bir diğer sebep sporcuların kullandığı doping maddeleridir.</p>
<p>- Aşırı alkol alımı, kokain kullanımı da ağır fiziksel aktivite sırasında ciddi sorunların yaşanmasına sebep olabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://diyet.turkceblog.com/2009/04/23/spor-kalbe-zararli-mi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Yiyeceklerin kalori tablosu</title>
		<link>http://diyet.turkceblog.com/2009/03/09/yiyeceklerin-kalori-tablosu/</link>
		<comments>http://diyet.turkceblog.com/2009/03/09/yiyeceklerin-kalori-tablosu/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 09 Mar 2009 12:36:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>evdenevenakliyat</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Diyet Haberleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://diyet.turkceblog.com/?p=13</guid>
		<description><![CDATA[Yediğiniz yiyeceklerin, tahılların, meyvelerin kaç kalori olduğunu biliyor musunuz? Yemek yemeye başlamadan önce bu haberi okuyun.
Meyveler.
elma 1 adet 60
kayısı 1 adet 8
muz 1 adet 100
kiraz 100 gr 40
hurma 1 adet 15
incir 100 gr 41
incir (kuru) 100 gr 59
greyfurt 1 adet 60
portakal 1 adet 50
kivi 1 adet 34
mandalina 1 adet 50
karpuz 100 gr 19
kavun 100 gr [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span class="ortametin"><span class="saglik2008_detailtext"><strong>Yediğiniz yiyeceklerin, tahılların, meyvelerin kaç kalori olduğunu biliyor musunuz? Yemek yemeye başlamadan önce bu haberi okuyun.</strong></span></p>
<p><span class="saglik2008_detailtext">Meyveler.</p>
<p>elma 1 adet 60<br />
kayısı 1 adet 8<br />
muz 1 adet 100<br />
kiraz 100 gr 40<br />
hurma 1 adet 15<br />
incir 100 gr 41<br />
incir (kuru) 100 gr 59<br />
greyfurt 1 adet 60<br />
portakal 1 adet 50<br />
kivi 1 adet 34<br />
mandalina 1 adet 50<br />
karpuz 100 gr 19<br />
kavun 100 gr 18<br />
şeftali 1 adet 60<br />
armut 1 adet 70<br />
erik 1 adet 8<br />
üzüm 100 gr 57<br />
çilek 100 gr 26<br />
Tahıllar</p>
<p>1 dilim beyaz ekmek 28 gr 90<br />
1 dilim kepekli ekmek 28 gr 60<br />
1 dilim kızarmış ekmek 15 gr 35<br />
1 adet kruasan 200 gr 200<br />
bisküvi 100 gr 470<br />
mercimek (kuru) 100 gr 314<br />
arpa (kuru) 100 gr 367<br />
bulgur (kuru) 100 gr 371<br />
kuskus (kuru) 100 gr 367<br />
mısır (kuru) 100 gr 342<br />
buğday (kuru) 100 gr 364<br />
susam 100 gr 589<br />
makarna (kuru) 100 gr 339<br />
makarna (haşlanmış) 100 gr 85<br />
pirinç (kuru) 100 gr 357<br />
pirinç (haşlanmış) 100 gr 125<br />
Süt ve Yumurta Ürünleri</p>
<p>yoğurt (yağlı) 100 gr 95<br />
süt (yağlı) 100 gr 68<br />
yoğurt (yağlı,meyveli) 100 gr 125<br />
beyaz peynir (yağlı) 100 gr 275<br />
kaşar peyniri (yağlı) 100 gr 413<br />
parmesan peyniri (yağlı) 100 gr 440<br />
yumurta 1 adet 80<br />
yumurta akı 1 adet 15<br />
yumurta sarısı 1 adet 65<br />
Yağlar</p>
<p>tereyağı 28 gr 206<br />
margarin 28 gr 204<br />
sıvı yağ 28 gr 130<br />
Etler</p>
<p>biftek (ızgara) 100 gr 278<br />
tavuk (ızgara) 100 gr 132<br />
tavuk göğsü (haşlanmış) 100 gr 150<br />
kuzu (yağlı, ızgara) 100 gr 282<br />
kuzu ciğeri (yağda) 100 gr 232<br />
salam 100 gr 446<br />
sosis 100 gr 295<br />
Deniz Ürünleri</p>
<p>midye 1 adet 9<br />
istiridye 1 adet 6<br />
karides 1 adet 144<br />
somon füme 100 gr 171<br />
ton balığı 100 gr 121<br />
Sebzeler</p>
<p>domates 1 adet 14<br />
enginar 1 adet 10<br />
patlıcan 1 adet 28<br />
taze fasulye 100 gr 90<br />
brokoli 100 gr 35<br />
brüksel lahanası 100 gr 35<br />
kabak 100 gr 25<br />
havuç 100 gr 35<br />
karnabahar 100 gr 32<br />
kereviz 100 gr 18<br />
salatalık 1 adet 11<br />
marul 100 gr 15<br />
mantar 100 gr 14<br />
soğan 100 gr 35<br />
bezelye 100 gr 89<br />
taze yeşil biber 120 gr 15<br />
patates (haşlama) 100 gr 100<br />
ıspanak 100 gr 26<br />
lahana 100 gr 20<br />
Kuruyemişler</p>
<p>badem 100 gr 600<br />
hindistancevizi 100 gr 603<br />
fındık 100 gr 650<br />
fıstık 100 gr 560<br />
çam fıstığı 100 gr 600<br />
ceviz 100 gr 549<br />
patlamış mısır 100 gr 478<br />
kabak çekirdeği 100 gr 571<br />
ay çekirdeği 100 gr</p>
<p></span></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://diyet.turkceblog.com/2009/03/09/yiyeceklerin-kalori-tablosu/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Diyetsiz Zayıflayın</title>
		<link>http://diyet.turkceblog.com/2009/03/09/diyetsiz-zayiflayin/</link>
		<comments>http://diyet.turkceblog.com/2009/03/09/diyetsiz-zayiflayin/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 09 Mar 2009 12:35:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>evdenevenakliyat</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Diyet Haberleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://diyet.turkceblog.com/?p=12</guid>
		<description><![CDATA[* Öğün atlamamaya çalışın. Günde 3 mütevazı öğün yemek yiyin ve aralarda acıkırsanız, taze meyve gibi sağlıklı atıştırmalar yapın! Şok diyetler yapmak veya öğün atlamak, kilo verip, bu kiloyu korumanın iyi birer yolu olmayacaktır.
* Bol meyve ve sebze tüketin. Günde toplam en az 5 porsiyon tüketin. Bir porsiyon, 2-3 kaşık sebze, bir adet meyve (mesela [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span class="ortametin"><span id="contextual"><strong>*</strong> Öğün atlamamaya çalışın. Günde 3 mütevazı öğün yemek yiyin ve aralarda acıkırsanız, taze meyve gibi sağlıklı atıştırmalar yapın! Şok diyetler yapmak veya öğün atlamak, kilo verip, bu kiloyu korumanın iyi birer yolu olmayacaktır.</p>
<p><strong>* </strong>Bol meyve ve sebze tüketin. Günde toplam en az 5 porsiyon tüketin. Bir porsiyon, 2-3 kaşık sebze, bir adet meyve (mesela bir muz) veya 2-3 adet küçük boy meyve (örneğin erik), 1 küçük kâse meyve salatası veya bir bardak taze sıkılmış meyve suyuna denktir. Bunlar, size fazla kalori yükü yapmadan tok tutacak besinlerdir.</p>
<p><strong>*</strong> Her öğünde nişastalı besinler yiyin. Lif açısından zengin olan tam buğday ekmeği, kabuğu soyulmamış patates, tam buğday, pirinç ve makarnaları tercih edin.</p>
<p><strong>*</strong> Daha az hayvansal (doymuş) yağ tüketin. İnce kesilmiş et dilimlerini tercih edin. Etten, görebildiğiniz yağları ve tavuğun derisini ayırın. Daha az bisküvi, pastane ürünü ve kek tüketin.</p>
<p>* Doymamış yağ oranı yüksek yağları kullanmaya özen gösterin. Yemek pişirirken, katı yağlar yerine ayçiçeği yağı, mısırözü veya zeytinyağı gibi bitkisel yağları tercih edin. Bu yağları ayrıca salatalarınıza sos olarak da kullanabilirsiniz.</p>
<p>* Yağsız veya yarım yağlı süt, az yağlı yoğurt ve az yağlı peynir gibi, düşük yağ içeren günlük ürünleri tercih edin.</p>
<p>* Düzenli olarak balık yiyin. Haftada en az bir kez yağlı balık (örneğin somon, sardalye ya da ton balığı konservesi şeklinde de olabilir) tüketmeye özen gösterin.</p>
<p>* Bol bol sıvı, özellikle de su için. Ucuzdur, kalorisizdir ve midenize doluluk hissi verir! Günlük hedefiniz 6-8 bardak olsun.</p>
<p>* Ne kadar alkol tükettiğinize dikkat edin. Alkollü içecekler çok kalorilidir ve şişmanlatıcı yiyeceklere olan iştahınızı arttırır. Ayrıca, çok içtiğiniz zaman artık ne yediğinizi düşünemeyecek hale gelebilirsiniz!</span></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://diyet.turkceblog.com/2009/03/09/diyetsiz-zayiflayin/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Zayıflamanın kolay yolu</title>
		<link>http://diyet.turkceblog.com/2009/03/09/zayiflamanin-kolay-yolu/</link>
		<comments>http://diyet.turkceblog.com/2009/03/09/zayiflamanin-kolay-yolu/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 09 Mar 2009 12:35:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>evdenevenakliyat</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Diyet Haberleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://diyet.turkceblog.com/?p=11</guid>
		<description><![CDATA[İstiyorum ama bir türlü kilo veremiyorum diyenlerdenseniz bu öneriler sizin için&#8230;ve mükemmel bir şekilde göbek eritin göbek eritmek için mutlaka dikkat edilmesi lazım
Eğer diyet yapıyorsanız ve beslenme şeklinizi salata, ızgara ve diyet ürünler ile sınırladığınız, ekmek yemeği azalttığınız halde hala kilo veremiyor iseniz yanlış yoldasınız demektir!
Aşağıdaki basit öneriler ile hayat tarzınızda değişiklikler yaparak zayıflayabilirsiniz. 
* [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span class="ortametin"><strong>İstiyorum ama bir türlü kilo veremiyorum diyenlerdenseniz bu öneriler sizin için&#8230;ve mükemmel bir şekilde göbek eritin göbek eritmek için mutlaka dikkat edilmesi lazım</p>
<p></strong>Eğer diyet yapıyorsanız ve beslenme şeklinizi salata, ızgara ve diyet ürünler ile sınırladığınız, ekmek yemeği azalttığınız halde hala kilo veremiyor iseniz yanlış yoldasınız demektir!</p>
<p><strong>Aşağıdaki basit öneriler ile hayat tarzınızda değişiklikler yaparak zayıflayabilirsiniz. </strong></p>
<p>* Ayakta durarak ya da yürüyüş yaparak daha fazla zaman geçirin.</p>
<p>* Ev ya da bahçe işlerinize daha fazla zaman ayırın.</p>
<p>* Bir şey getirip götürmek başkalarını aracı olarak kullanmayın.</p>
<p>* Telefon ile konuşurken ayakta durun.</p>
<p>* Merdivenleri bir kaç kalori yakma fırsatı olarak kabul edin ve kullanın.</p>
<p>* Hergün yarım saat daha az televizyon izlemeye çalışın.</p>
<p>* Kısa mesafeler için araba kullanmayın. Markete gittiğiniz zaman en uzak köşeye park edin.</p>
<p>* Hergün düzenli yürüyüş yapın. Hafta sonlarınızı park yürüyüşleri ve bisiklet gezileri yaparak geçirin.</p>
<p>* Fırsat buldukça dans edin.</p>
<p>* İzlemekten zevk aldığınız bir spora başlayın.</p>
<p>* Ev işi yaparken, odanızı toplarken hareketli müzikler dinleyin.</p>
<p>* Öğün atlamayın. Sabah kalktığınız zaman göreceğiniz bir yere &#8220;kahvaltı yap&#8221; yazılı bir kağıt asın.<br />
Kahvaltınızı akşamdan hazırlayın. Kahvaltı yapmadığınız zaman hissettiklerinizi bir kağıda yazın.</p>
<p>* Tatlı yemek istediğiniz zaman bir bardak su için ya da 100`e kadar sayın. Tatlı yemeye başlarsanız 15 kez derin nefes alın.</p>
<p>* Canınız yemek istediğinde kendinizi ince ve zayıflamış olarak hayal edin</p>
<p></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://diyet.turkceblog.com/2009/03/09/zayiflamanin-kolay-yolu/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
<br> <center><a href="http://www.kilover.net">fx15</a> <a
href="http://www.fx15.org">fx15</a> 
<a href="http://www.biberhapitr.com">biber hapi</a> <a href="http://www.oyun.gen.tr">Oyun</a>