Gerçekten şişman mısınız?

Aynadakini görüntüsünden memnun olmayan genç kızların sayısı gün geçtikçe artıyor. Kendilerini sürekli TV’de ve dergilerde gördükleri rötuşlanmış ünlü fotoğraflarıyla kıyaslayıp, gün geçtikçe mutsuz olan ve kendileri aç bırakarak ya da yediklerini kusarak (blumia) birkaç kilo daha vermeye çalışan genç kızlar, günümüzün acı bir gerçeği ne yazık ki…

Yapılan bir çalışmaya göre, kızların yüzde 70’i magazin haberleride gördükleri modelleri mükemmel kadın vücudu olarak algılıyorlar ve yüzde 47’si ise mankenlerin fotoğraflarına bakıp, kilo vermeleri gerektiğini düşünüyorlar. Tabii genç kızları sadece medya etkilemiyor. Amerikan Diyetisyenler Derneği açıklamalarına göre anneleri diyet yapan genç kızlar veya ailesinde fazla kilolu öyküsü bulunan kızlar diyet yapmaya daha çok yatkın oluyorlar.

Kaç kere kızınızın yanında “acilen diyet yapmam gerekiyor!” cümlesini kurdunuz?

Çocuklar TV ya da komşularından önce nasıl yemek yenileceğini dinleyerek ve görerek sizden öğrenirler. Bu nedenle onlara rol model olmanız gerekmektedir. Çocukların çok iyi taklitçi olduğunu aklınızdan çıkarmayın “çocuklar diyet yapmaz” demeniz bile “büyüyünce diyet yap” komutu veriyor. Evde hep dengeli beslenme, doğru yemek yeme biçimi, sağlıklı yaşam, egzersiz gibi pozitif algı yaratacak ve gerçekten ailece uygulanabilecek davranışları alışkanlık haline getirmek gerekiyor.

Akupunktur tedavisi ile zayıflamak

Sizlere birebir tecrübe ederek gözlemlediğim akupunktur tedavisi hakkında biraz bilgi vermek istiyorum. Bundan iki yıl önce aşırı kilo problemlerim yüzünden delicesine bir arayış içerisindeydim. Daha önceleri bir çok kez diyet yapmaya yeltensemde bir türlü sonuç alamamıştım, yemek yemiyor, boğazdan kesiyor vs kulaktan dolma haberler ile diyet yapmaya çalışıyordum ve maalesef bir türlü sonuç
alamıyordum. Bir gün ablamın bir arkadaşının tavsiyesi üzerine akupunktur tedavisi hakkında araştırmalar yaptım ve türkiyedeki sayılı akupunktur uzmanlarından bir tanesinin muyehanesinde kendimi bulu verdim. Ne olduysa o dakikadan sonra oldu. İlk başlarda ön yargılı olarak iki tane yara bandı niteliğindeki iğneciğin ne faydası olacağını düşünüyordum ama gün geçtikçe iğneler yani akupunktur tedavisi bir yana bir doktorun kontrolünde diyet yapmanın ne kadar faydalı birşey olduğunu gözlemledim. Belki kulağıma takılan iğnelerin hiç bir faydası olmadı, lakin doktor her hafta beni gözlemliyor ve üzerimdeki değişikliklere göre yemek programı ayarlıyordu ve akabininde tabi buna uyan egzersiz programları veriyordu. Sonuca gelecek olursak 2 ay gibi kısa bir süre içerisinde tam tamına 21 kilo verdim, evet yanlış okumadınız tam tamına 21 kilo verdim. Tekrarlıyorum belki kulağıma takılan o iğnelerin hiç bir faydası olmadı lakin her hafta kontrole gitmek ve her hafta bir insanın sizi gözlemlediğini bilmek psikolojisinden olsa gerekki bana söylenenleri harfi harfiyen yerine getirdim ve başarıya ulaştım. Şuan ideal kilomda sayılırım bu olayın üzerinden 2 yıl geçmesine rağmen sadece ve sadece 2 kilo geri aldım, yani akupunktur tedavisi için söylenen verdikten sonra daha fazla geri alırsın dedikodularınıda bir nevi boşa çıkarmış oldum. Herşey sizin iradenize ve düzeninize bağlı sizde bu düzene ayak uydurur ve akupunktur tedavisi uygularsanız ( uzman doktorlar eşliğinde ) eminimki iyi sonuçlar alacaksınız.

Doğumdan sonra fazla kilolarınızdan nasıl kurtulabilirsiniz?

Bebeğim beslensin mantığıyla aldığınız kilolar doğum sonrasında sizi iyice rahatsız etmeye başlar. Çünkü amacınıza ulaşmış; bebeğinizi dünyaya getirmişsiniz. Geriye kalan, fazla kilolarınızdan nasıl kurtulacağınız. Ancak doğum sonrasında (eğer emzirmenize bir mani yoksa) en az altı ay bebeğinizi emzireceğinizden beslenmenizdeki ayarlamaları bu koşula göre yapmalısınız* diyen Korkmaz, bebeği emzirmenin kilo vermenizi kolaylaştıran en etkili yöntem olduğunu vurguluyor. “Çünkü emzirme sırasında bazal metabolizma hızı denilen vücudun harcadığı enerji, normal dönemden daha fazla. Bu nedenle, bu dönemde uygulanan sağlıklı bir beslenme programı ile hem kilo vermek kolaylaşıyor hem de bebeğinizi daha kaliteli sütle beslemiş oluyorsunuz” diyerek durumu açıklıyor. Korkmaz’dan beslenmeyle ilgili yol gösterici maddeler saymasını istediğimde 11 maddelik bir liste sayıyor.

Kalorilere dikkat!
Şu anda her lokmanız bir zamanlar içinizde gelişmekte olan bebeğinizle paylaştığınız kadar önemli olmasa da, besin seçiminiz süt kaliteniz açısından önem taşıyor, özellikle yeni bir anne olarak çok daha fazla enerjiye ihtiyacınız olacak. Bu nedenle eğer emziriyorsaruz hamilelik öncesi ağırlığınızı korumak için almanız gereken kalori miktarına günde 400 ile 500 ekstra kalori eklemeniz gerekiyor.

Proteinler, beslenmenin yapı taşları
Hamileliğiniz boyunca aldığınız proteinler, yavrunuz henüz bir embriyo iken onu sağlıklı bir bebeğe dönüştürmekiçin gerekli olan hücrelerin meydana gelmesini sağlayacak oluşumda en büyük görevi üstlendi. Şimdi ise, yeterli ve dengeli bir beslenme uygulamak için proteinlere İhtiyacınız var. Enerjinin yüzde 15′i proteinlerden gelmeli. Et, tavuk, balık, yumurta ve/ kuru baklagiller, protein zengini olan besinler. Ayrıca bu besinler B grubu vitaminleri, demir ve çinko açısından da zengin.

Kalsiyum; gelecek için önemli
Bu dönemde kalsiyum ihtiyacınızı tam anlamıyla karşıla¬mak en çok dikkat etmeniz gereken konulardan biri. Günlük beslenme içerisinde 3 porsiyon süt ve süt ürünleri tüketmek yeterli olacak. Kilo kontrolü açısından az yağlı olanlan tercih edebilirsiniz.

Doğal vitamin kaynakları sebze ve meyveler
Meyve ve sebzelerde hayati önem taşıyan vitaminler ve mineraller bulunur. Her öğünde mutlaka sebze ve meyve tüketmeye çalışın. Pişirme şekli vitamin ve mineral içerikleri üzerinde etkili. Bu nedenle sebzeler önce yıkanıp sonra mümkün olduğu kadar büyük parçalar şeklinde çiğden olacak şekilde pişirilmeli.

Demir açığınızı mutlaka telafi edin
Vücuttaki demir eksikliği hamilelik döneminde birçok kadının karşısına, çözülmesi gereken bir sorun olarak ortaya çıkıyor. Bunun için hamilelikte demir ihtiyacına yönelik beslenmenin yanı sıra doktorun önerdiği şekilde dışarıdan demir takviyesi yapılıyor. Çünkü hamileliğin ikinci yarısında bebeğiniz, demir depolarını oluştururken sizin demir depolarınızdan yararlanır. Bu nedenle, doğum sonrasında da devam eden demir eksikliğinizi’ gidermek için öğünlerinizi demir yönünden zenginleştirmek için kırmızı et, pekmez, yumurta sarısı günlük beslenmeye eklenmeli. Yiyeceklerle beraber alman demirin vücutta kullanılmasını önemli ölçüde engelleyen çay tüketimini ise mümkün olduğunca azaltmalısınız. Ayrıca demir emilimini artırmak için C vitamini içeren besinler ile tüketilmesi daha iyi olacak. Salata, taze sıkılmış meyve suları gibi.
Folik asidi ihmal etmeyin
Emzirme döneminde de tıpkı hamileliğinizde olduğu gibi folik asit yönünden zengin besinler tüketmelisiniz. Folik asit en fazla yapraklı yeşil sebzeler, karaciğer, böbrek, yumurta, kabuklu tahıllar, ceviz, badem, fındık, fıstık, mercimek, baklagiller ve taze sıkılmış portakal suyunda bulunuyor. Hamilelikte ve emzirme süresinde 400-800 mikrogram alınması gerekiyor. Bu miktarı besinlerle karşılamak zor olduğu için vitamin haplarıyla açığı kapatabilirsiniz. Ayrıca folik asit vücutta depolanamadığı için her gün almak gerekiyor.

Yağlardan uzak durun
Enerjinin yüzde 30′u bu gruptan sağlanmalı, özellikle n-3, n-6 ve n-9 yağ asitleri örüntülerine dikkat edilmeli, n-3 yağ asitleri deniz ürünleri özellikle yağlı balıklarda (somon, uskumru), soya yağı, kanola yağı, yumurta şansı ve anne sütünde bulunuyor. n-6 yağ asidi; soya yağı, ayçiçek ve mısırözü yağında bulunmakta, n-9 yağ asidi ise fındık ve zeytinyağında var.

İyotlu tuz dostunuz
Hamilelik dönemi vücudun iyot gereksiniminin arttığı bir dönem. Çünkü hamilelikte görülen iyot eksikliği düşük, ölü doğum ve bebek ölümlerinde artmaya neden olurken, bebeklerde zeka geriliğine, sağırlık ve cüceliğe neden oluyor. Emzirme döneminde iyotlu tuz kullanmak iyot ihtiyacını karşılamak için yeterli olacak. Tuzu, kapalı ve ışık almayan yerde saklayınız.

Bol bol sıvı tüketin
Emzirme döneminiz içerisinde günlük 2,5-3 litre sıvı almaya özen gösterin. Bu miktar sıvının tamamını su ile tamamla¬yabilirsiniz. Hazır meyve sulan ve asitli içecekler yerine, az şekerli komposto suyu ve taze sıkılmış meyve sularını da tercih edebilirsiniz.

Vitamin takviyesi gerekebilir
Emzirme dönemi içerisinde doktor tavsiyesi ile ek vitamin takviyesi alınabilir. Bu noktada sebze-meyvede bulunan doğal vitaminlerden daha fazla yararlanabilmek için meyve suları sıkıldıktan sonra yarım saat içinde tüketilmeli. Salata yapar¬ken mümkün olduğu kadar az bıçak ile işlem uygulanmasına dikkat edilebilir. Ayrıca salatanın limonu yemeden hemen önce sıkılmalı.

Enerji için karbonhidrat tüketin
Emzirme döneminde hamilelikte olduğu gibi günlük enerjinin yüzde 55-60′ını karbonhidratlardan sağlamanız gerekiyor. Bu¬rada dikkat edilecek nokta şeker gibi basit karbonhidrat yerine pilav, makarna, patates, ekmek gibi kompleks karbonhidratlar tercih edilmeli. Kilo kontrolü sağlamak ağsından iyi olacaktır.

Aşk için zayıflayın

Ruh halinizi düzeltecek, huzursuzluk ve stresten uzaklaşmanızı sağlayacak koşu, ağırlık gibi terleten her türlü egzersiz, sizi hayatınızın aşkına hazırlayacak.

Seks dürtünüzü yükseklere çıkarın

Egzersiz yapmak cinsel isteklerinizi arttırır. Her iki cinste de, egzersiz yapılmasıyla yükselen testosteron hormonu seviyesi libidonun artmasını sağlıyor. En ideal testosteron destekleyicisinin ağırlık çalışmak olduğu belirlendi. Spor yapmak aynı zamanda stresi azalttığından ve insanın hayata daha pozitif bakmasını sağladığından cinsel arayışların artmasını sağlıyor. Spor salonlarında harcadığınız vakit; daha havalı, hareketli ve esnek olmanızı ve yeni pozisyon arayışlarına girmenizi sağlayacaktır.

İmajınızı canlandırın

İdeal cinselliği yaşamanın tek engeli vücut imajıdır. Kadınların çoğu, kendini şişman hissediyor. Zayıf kadınlar bile, vücutlarını olduğu gibi göremiyorlar. Uzmanlar, şişman olmanın ve şişman hissetmenin farklı iki şey olduğunu söylüyor ve kadınlara cinsel durgunluklarından kurtulabilmeleri için spor yapmayı tavsiye ediyor.

Fazla kilolu olmasanız da spor yapmak, vücudunuzla temas halinde olmanızı, daha iyi ve güçlü hissetmenizi ve tedirginliklerinizi azaltmanızı sağlar. Vücudunuza güvenmeye başladığınızda sizinle ilgilenenlerin sayısı artacaktır.

Sağlıklı ve mutlu ilişkiler kurun

Spor yapmanın verdiği pozitif enerji sadece kendinizi iyi hissetmenizi değil, çevrenizdeki insanlara daha olumlu yaklaşmanızı ve ilişkilerinizde daha iyi diyaloglar kurmanızı sağlar. Spor yapmak, ilişkilerde kendimizi daha güvende hissetmemize yardımcı olur.

Uzmanlar, egzersiz yapan kadınların ayrılıklardan daha az etkilendiğini söylüyor. Çünkü spor yapmamanın verdiği güvensizlik insanı daha kıskanç ve sorunlu olmaya itiyor. Daha sağlıklı ve güçlü ilişkileri kurmanın sırrı, egzersizin verdiği pozitif enerjinin kendimize olan güvenimizi arttırmasında yatıyor.

Terle gelen bağlılık

Uzmanlar, birlikte yapılan egzersizin bir çiftin arasındaki bağları güçlendirdiğini söylüyor. Vücudunuzu geliştirmek için başladığınız egzersizler, partnerinizle aranızdaki bağında derinleşmesini sağlıyor.

Sevdiğiniz insanla birlikte egzersiz yapmak, birlikte planlar yaptığınızı, amaçlar belirlediğinizi ve sorumluluklarınızı pekiştirdiğinizi gösteriyor. Partnerinizin sizinle ilgilenmesini sağlayacak ve sizin ilgi çekici olmanızı sağlayacak güç, egzersizle birlikte geliyor.

Spor yapmak çarşaf altındaki zamanınızı olumsuz etkiler mi?

Saatlerce süren egzersizlerin sosyal ve aşk hayatınızı etkileyeceğinden mi korkuyorsunuz? Kaygılanmayın! Psikolojik faydalar sağlayan egzersiz çok fazla zamanınızı almaz. Araştırmalar, her gün yapılan 10 dakikalık egzersizin bile, ruh halinize acayip etkileri olduğunu kanıtlıyor. Kendinizi iyi hissetmeniz için saatlerinizi harcamanız veya spesifik bir spor yapmanız gerekmiyor. Size faydalı olduğunu düşündüğünüz sporu bularak, her gün düzenli olarak egzersiz yapmanız yetiyor.

Diğerlerini de etkileyin

Araştırmalar, spor yapan insanların televizyon karşısında vakit öldüren insanlar yerine kendileri gibi sağlıklı ve bakımlı insanlarla arkadaşlık kurmayı tercih ettiğini gösteriyor. Egzersize vakit ayırmamak, insanı daha negatif ve depresif bir hale getiriyor.

İnsanlar, kendilerini seven ve güvenen kişilerle vakit geçirmeyi seviyor. İnsanların aşk hayatında daha güvenli olmalarını sağlayan egzersizler, reddedilmeye karşı korkuların azalmasını da sağlıyor.


biber hapi Oyun wakame wakame wakame orjin moliva afrika mangosu ukash panax